Diyarbakır Folklorunda Güvercin

 Diyarbakır folklorunda güvercinin müstesna bir yeri vardır. Diyarbakır’da güvercine “gögerçin” denir. Bunun Moğolca “kügercin” den gelme olduğu anlaşılmaktadır. (1) (*) Kale içindeki eski yapıların dış kapı tokmaklarının bir kısmı güvercini çeşitli görünümleri ile simgeler şekilde yapılmıştır. Halkın “şakşak” dediği bu tür kapı tokmaklarının sekiz çeşidini tespit ettik. Şehri baştan başa kuşatan surlarda güvercin kabartmaları, çorap, cicim, heybe ve kilimlerdeki nakışlarda güvercin figürleri görülür. Güvercin halkın sevgilisidir. Manilerde sevgili güvercine benzetilmiştir;

Devam »

Kapadokya ve Güvercinlikler

 TÜRK TOPLUMUNDA GÜVERCİN

Ülkemizde başta güvercinler olmak üzere şehirlerde insanlarla birlikte yaşayan kuşların tümüne karşı bir acıma ve buna bağlı olarak gelişen bir yardım etme duygusu vardır. Kuşlara yem vermek, onlara iyi davranmak dinen sevap kazanmak anlamına gelmektedir. Böyle davranan kişiler ruhen kendilerini daha rahat hissetmektedirler. Bu geleneğin bize Osmanlı toplumundan miras kaldığını söyleyebiliriz. Osmanlı toplumunda halk içinde daha çok dini yaklaşımlar sonucu güvercin hep kutsal bir kuş olarak kabul edilmiştir. Kuran’da yer alan Hz. Muhammet’in Kureyşliler’den kaçarken saklandığı mağarada bir güvercinin ona yardım etmesi olayı ve Hacı Bektaşi Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya gelirken güvercin kılığında geldiği yolunda ki rivayetler sonucu halk arasında güvercinler hep özel bir öneme sahip olmuşlardır. Ahmet Haşim 1921 yılında yayımlanan “Gurebahane–i Laklakan” (Yoksul leylekler bakımevi) adlı eserinde Bursa’da Haffaflar çarşısından (ayakkabıcılar çarşısı) bahseder. Bu çarşının orta yerinde bulunan meydanda kanadı ya da bacağı kırık leyleklerin, bunamış kargaların ve çeşitli sakat kuşların toplandığını ve çarşı esnafının aralarında topladığı paralar ile bütün bu kuşlara yıllarca baktığını anlatır. Ünlü şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın aktardığına göre, Sivaslı bir tüccar iki dükkanının gelirlerinin tamamını kuşlara yem alınması için vakfetmiştir. Dolmabahçe Sarayı bahçesine bugün de görülebilen bir kuş hastanesi bulunmaktadır. Bu örnekleri çoğaltabilmek mümkündür. Hatta bizim toplumumuzda kuş ve insan ilişkisi öyle bir noktaya gelmiştir ki, havada uçan kuşun üzerimize pislemesini bile bir uğur ve hayır işareti olarak kabul etmişizdir. Bütün bunların kökeni, Türklerin İslamiyet öncesi Şamanizm döneminden kaynaklanan ve Şamanizm felsefesi ile beslenen bir kuş sevgisinden kaynaklanmaktadır. Bu felsefe Türk topluluklarının etken olduğu beylikler dönemi, Selçuklu dönemi ve son olarak da Osmanlı devleti döneminde de varlığını belli biçimlerde devam ettirerek günümüze kadar ulaşmıştır. Devam »

Ankara güvercin mekanları

 Ankara’da kuş pazarı 1970 li yıllarda Cebeci Dörtyol’da kurulurdu. Kestane caddesi ile Beyşehir sokağın kesiştiği köşede kuşçular kahvesi vardı. Kahvenin karşında, Beyşehir sokak üzerinde güvercin satan çeşitli dükkanlar yer almaktaydı. Kestane caddesi üzerinde öksüzler sokak girişinde ise Pazar günleri açık kuş pazarı kurulmaktaydı. Daha sonra bu Pazar 1970 li yılların sonuna doğru Dışkapı’da, Dışkapı pazarı bitişiğine taşındı. Bir süre orada durduktan sonda gene Cebeciye geldi. Ancak bu sefer bugün İnönü Stadı olarak adlandırılan ancak Ankara’da daha çok Cebeci stadı adı ile bilinen stadın bitişiğinde kurulmaya başlandı. Ankara kuş pazarı, zaman zaman çeşitli semtlerde kuruldu.

Devam »

Adana’da Güvercinler

 Adana’da güvercinler eski model otomobil fiyatına satılıyor. Adana’nın Yüreğir İlçesi’nde kurulan güvercin pazarında, yerli, çandır, taklacı, Antep, Urfa, dönek ve kelebek cinsindeki güvercinler 2 milyon ile 1 milyar lira arasında alıcı buluyor. Adana’da hafta sonları Yüreğir İlçesi Regülatör Köprü yanındaki boş arsaya kurulan pazarda, güvercinler eski model otomobil fiyatına alıcı buluyor. Fiyatların 2 milyon ile 1 milyar lira arasında değiştiği güvercin pazarında, güvercin meraklılarının kimisi beğendikleri kuşu almak, kimisi de satmak için kıyasıya pazarlık yapıyor.

Devam »

Güvercin çalan çocuklara hapis

 Van’da bir ahıra girerek 16 adet güvercin çaldıkları iddia edilen 15 yaşındaki M.Ç. ile 17 yaşındaki M.F.Y., 3′er yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki çocuğun tutuklanması neden olan olay, Şabaniye Mahallesi’nde oturan Hamza Turgut’un ahırında bulunan 16 adet güvericinin çalınması ile başladı. Turgut, güvercinlerinin çalındığı iddiasıyla polise başvurdu. Polisin yaptığı araştırma sonucu, M.Ç. ile M.F.Y hırsızlık iddiasıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınan çocuklar çıkarıldıkları savcılıkça ifadeleri alınarak, tutuksuz yagılanmak üzere serbest bırakıldı. Açılan davada, “Fikir ve eylem birliği” içinde hırsızlık yapmakla suçlanan çocukların, 1 Nisan 2002 yılında Hamza Turgut’un ahırına kapıyı kırarak girdiği, 16 adet güvercini çaldığı, 4 tanesini de daha sonra 20 milyon lira karşılığında Levent Yıldız’a sattıkları iddia edildi. Kapı kırarak hırsızlık yaptıkları ileri sürülen M.Ç ile M.F.Y’nin 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istenirken, güvercinleri satın aldığı iddia edilen Levent Yılmaz hakkında da “çalıntı malı satın almaktan” cezalandırılması istendi.

Devam »

Güvercinler podyuma çıktı

 Mustafakemalpaşa ilçesinde yapılan güvercin güzellik yarışmasında milyarlık kuşlar göz kamaştırdı. Hayvan Sevenler Derneği tarafından düzenlenen güvercin güzellik şampiyonasına yurdun değişik yerlerinden bin kadar kuş meraklısı katıldı. CHP Bursa Milletvekili Mehmet Küçükaşık, M. Kemalpaşa Kaymakamı Orhan Evöyge, Belediye Başkanı Hayri Öztetikler’in yanı sıra çok sayıda kuşseverin heyecanla takip ettiği yarışmada milyarlık güvercinler podyuma çıktı. Yaşmaklı kategorisinde ilk 3 dereceyi İnegöllü yarışmacıların güvercinleri kazandı. Türkiye şampiyonu olan yaşmaklı cinsi güvercinin sahibi Hasan Çetin, İstanbul’da bir meraklının kuşuna 10 milyar lira teklif ettiğini, ancak satmaya kıyamadığını söyledi.Akşam
10 OCAK 2003

« Previous PageNext Page »