• 11Haz

     TÜRK TOPLUMUNDA GÜVERCİN

    Ülkemizde başta güvercinler olmak üzere şehirlerde insanlarla birlikte yaşayan kuşların tümüne karşı bir acıma ve buna bağlı olarak gelişen bir yardım etme duygusu vardır. Kuşlara yem vermek, onlara iyi davranmak dinen sevap kazanmak anlamına gelmektedir. Böyle davranan kişiler ruhen kendilerini daha rahat hissetmektedirler. Bu geleneğin bize Osmanlı toplumundan miras kaldığını söyleyebiliriz. Osmanlı toplumunda halk içinde daha çok dini yaklaşımlar sonucu güvercin hep kutsal bir kuş olarak kabul edilmiştir. Kuran’da yer alan Hz. Muhammet’in Kureyşliler’den kaçarken saklandığı mağarada bir güvercinin ona yardım etmesi olayı ve Hacı Bektaşi Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya gelirken güvercin kılığında geldiği yolunda ki rivayetler sonucu halk arasında güvercinler hep özel bir öneme sahip olmuşlardır. Ahmet Haşim 1921 yılında yayımlanan “Gurebahane–i Laklakan” (Yoksul leylekler bakımevi) adlı eserinde Bursa’da Haffaflar çarşısından (ayakkabıcılar çarşısı) bahseder. Bu çarşının orta yerinde bulunan meydanda kanadı ya da bacağı kırık leyleklerin, bunamış kargaların ve çeşitli sakat kuşların toplandığını ve çarşı esnafının aralarında topladığı paralar ile bütün bu kuşlara yıllarca baktığını anlatır. Ünlü şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın aktardığına göre, Sivaslı bir tüccar iki dükkanının gelirlerinin tamamını kuşlara yem alınması için vakfetmiştir. Dolmabahçe Sarayı bahçesine bugün de görülebilen bir kuş hastanesi bulunmaktadır. Bu örnekleri çoğaltabilmek mümkündür. Hatta bizim toplumumuzda kuş ve insan ilişkisi öyle bir noktaya gelmiştir ki, havada uçan kuşun üzerimize pislemesini bile bir uğur ve hayır işareti olarak kabul etmişizdir. Bütün bunların kökeni, Türklerin İslamiyet öncesi Şamanizm döneminden kaynaklanan ve Şamanizm felsefesi ile beslenen bir kuş sevgisinden kaynaklanmaktadır. Bu felsefe Türk topluluklarının etken olduğu beylikler dönemi, Selçuklu dönemi ve son olarak da Osmanlı devleti döneminde de varlığını belli biçimlerde devam ettirerek günümüze kadar ulaşmıştır. Devamını oku »

  • 11Nis

     GİRİŞ

    TÜRK PLASTİK SANATLARINDA KUŞ TEMASI : Sanat Tarihinin dikkat çeken temalarından biri kuştur. Yüzyıllar boyu plastik sanat dallarında kuş teması çevresinde çeşitli taşınabilir ve taşınmaz kültür varlığı oluşturulmuştur. Türk sanatında da bu tema sanatçıların beğenisini kazanmış ve resim, heykel, mimarî gibi güzel sanatlar yanısıra elsanatlarına çeşitlemelerle yansımıştır. Plastik sanatlar kapsamında bu konu geleneksel Türk elsanatlarından Batı estetik anlayışıyla oluşturulmuş modern resim, heykele mimarî süslemeden mimarî maket niteliğindeki kuşevlerine kadar geniş bir alana yayılmıştır. Türk Kültüründe kuşa büyük ilgi duyulmuş kimi zaman doğadaki güzelliklerin, kimi zaman bir duygunun ifadesi, kimi zaman bir sembol, kimi zaman anlam yüklü bir motif, kimi zaman sevginin mimariye aktarılması biçiminde ele alınmıştır. Kuşun tema olarak seçilmediği bazı örneklerde bu kez tüyleriyle gelin başları bezenmiş ve deve kuşu yumurtalarından süslenerek askılar yapılmış deve kuşu yumurtası olan yere, örümceklerin yuva yapmadığı, burada örümceklerin görülmediği düşüncesiyle camilere asılmıştır.

    Devamını oku »

« Önceki Sayfa   

Son Yorumlar

  • haklısın bencede katılıyorum ama nerde o kadar kalite...
  • Selamlar, Bazı arkadaşlarımız Taklacı güvercin izlemeye 10 k...
  • Kuşunuza yavruluk döneminde not vermeyiniz.Kuşunuzun mutlaka...
  • Herkese Selamlar, Şebab güvercinle taklacı güvercin eşleşmes...
  • ben bu kuşları besliyorum izmir makaracı kırmızı sarı beyaz ...