Bazı Kuşçu Tipleri
- “ BENCİ “ tip ; kendisiyle övünür ve başkaları tarafında da övünülmek ister.Ona göre, bu konuda her şeyi kendi bilir.Bu hususta,mutlaka kendince övünülecek bir şeyler bulur. Bilgisiyle iftihar eder.” Kaç bilimsel makale ve kitap okuduğu “ kendisine sorulduğunda, hafif bir mahcubiyetle “…ben daha çok pratikciyim. 20-25 senedir bu işin içindeyim..” diyerek, övünmek için bu defa kuşculukta geçirdiği uzun yılları ileri sürer.Yani onun bu konuda,her zaman gururlanacağı bir şeyleri vardır. Kendisi, yanlışlarının düzeltilmesinden ve bilgilendirilmesinden hoşlanmaz. Kurduğu ve hakimiyeti altında olan kuşçuluk dünyasının, tek hakimi olmak ister. Kuşçulukla ilgili doğru olan ve kendisine anlatılan şeylerden rahatsız olur. Bu sırada başka tarafa bakar,ilgisiz görünmeye çalışır.Belki de yaptığı yanlışlıklar,onu bu sırada rahatsız etmektedir!. Bunların, kendilerini geliştirmek için çabaları yoktur. Öldürdükleri canlılar için pek üzüntü duymazlar. Gider yenisini alırlar. Kendi aralarında birbirlerine hava atmaları görülecek şeydir!.
Çare : Başarılı olmak için,geçirilen yıllardan daha çok okumanın ve araştırmanın önemli olduğu, kendisine anlatılmaya çalışılmalıdır.Gerekirse bu konuda “ toplu kuşçuluk terapileri “ yapılmalı, hatta sarsıcı şok tedavileri uygulanmalıdır. Bütün bu çabalara rağmen, çoğu zaman olumlu sonuç alınamaz ve kişi gaflet ve dalalet saplantısından kurtulamaz. Bunların sayıları tahmin edilenden çok fazladır.Tedavisi çok zor ağır vakıa’lardır. Son olarak,Yüce Yaradan’a havale edilmelerinden başka çare yoktur.
-“MEGOLAMAN” tip ; Kendisini ve elindeki kuşları en üstün gören, diğerlerinin tamamında hatalar arayan, yetiştiricinin emeğini hiçe sayarak kuştaki hataları dile getirmekten asla çekinmeyen tiptir. Beslediği ve yetiştirdiği kuşların o cinsin en iyisi olduklarına kendisini inandırmıştır. Başka bir olguyu kabil ettiremezsiniz. Elindeki kuşlar hayal dünyasında mükemmel oldukları için onlar uçurulamayacak kadar değerlidir. Bu nedenle daha çok yerde beslemeyi severler. Şayet kuşlarından birilerine verip uçurtturmuşsa ve kuş bir şey oynamamışsa mutlak hata uçuran kuşçudadır. Şayet gaflet içine düşmüş ve kendisi uçurmaya kalkmışsa ve kuş oynamamışsa, kuşun yapmadığını kendi başarısızlığı olarak değerlendirir ve kahrolur. Dışa karşı farklı görünmeye çalışsalar da iç dünyalarında tam bir yıkıntı yaşarlar. Buna paralel olarak ta kuşun sergilediği iyi performansı da sadece kendine mal eder. Aslında iyi olan kuş değil, kendisidir.
Çare : Kur’an insanı öyle bir noktaya koyar ki, hayvansal yönüyle en adi varlık iken, Ruhani olarak Allah’ın nefesidir. Yani insanoğlu zıtlıklar üzerine kurulmuştur. Bu nedenledir ki Mevlana ne olursan ol, yinede gel diye seslenir insanoğluna. Burada böyle tiplere bu olguyu vermeye çalışmamız gereklidir. Bizim beğenmediğimiz bir şey, aslında başkasının çok beğendiği bir şey olabilir. İnsanın, canlının sadece görünen güzel yüzünü değil, ruhsal bütünlüğü ile değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmeli ve açıklamalıyız. Buna tahammül edebilirsek, insanı anlayabiliriz. Ki çoğu zaman bunları anlatma, dile getirme, bu çaba boşa gidecektir. Yine Yüce Yaradan’a havale etmekten başka bize çıkar yol kalmayacaktır.
-“SATICI” tip; bunlar için kuşun iyi yada kötü olmasından ziyade, kuşun ederi çok daha önemlidir. Bu tipleri sadece Pazar yerlerinde, kendi kuşlarına benzerlerini ucuz yollu alırken yakalayabilirsiniz. Amacı pazardan aldıklarını da, yüksek ederlere satma gayretidir. Genellikle zamanlarının tamamını kuşlarıyla geçirirler. Bunu bir geçim kaynağı olarak düşünür ancak yanılırlar. Kimse kuştan büyük paralar kazanamamıştır. Hayat felsefeleri, kendi kuşlarının vasıflarını başkalarına göstererek reklam yapmaktan ziyade, popülasyondaki isimli kuş ve kuşçuların kuşlarını karalayarak kendilerininkini ön planda tutmalarıdır. İnce hesap ve sıkı pazarlık yapmayı severler. Onlara göre ,kümeslerindeki kuşlar ticarethanelerindeki bir maldır. Onlara baktıklarında yerde gezinen çil-çil dolarlar olarak görürler. Kuşlarının ölmesine, satamadıkları, zarar ettikleri için üzülürler. Davranışları tıpa tıp benci tip ile aynıdır. Kimse bu tiplere başka kuşlarla ilgili konuşturamaz. Bu nedenledir ki, kendilerinden ve yanlarındaki şakşakçılardan başka dostları yok gibidir.
Çare : Megolomandırlar, kimse bu tiplere gerçek iyi kuşu kabul ettiremez. Onlara göre ülkenin hatta dünyanın en iyi kuşları kendisindekilerdir. İlginçtir, kuşlarını satmak için söyledikleri yalanlara çoğu zaman kendileri de inanırlar. Bu nedenle başka yerlerde izlediğiniz iyi kuşları bu tiplere anlatarak zaman kaybetmeyin. Bu tiplere söylenebilecek en güzel söz, başkalarının yüksek rakamlara sattığı kuşları anlatmaktır ki çatlasınlar.
- “DOYUMSUZ VE YAYILMACI” tip ; Bu tip bazen aynı zamanda yukarıdaki özellikleri de taşıyabilir. Bunlar da çok yaygındır. Bir kümes ,birkaç kuşla başladığı kuşçuluk tutkusuna, süratle yeni ilaveler yapmak ister. Bu amaçla kümes ve kuş sayısını devamlı arttırır. Bahçesini doldursa doymaz. Devamlı yayılma arzusu içindedir. Bahçesinden balkonundan çıkarak, arkadaşlarının kümeslerini de işgal etmek ister. Arkadaşlarının kümeslerinde dahi bir hegomanya kurma çabası içerisindedirler. Bu yüzden, bu mekan sahipleriyle -özellikle de evin gerçek hükümdarı ile- başları devamlı derttedir. Yayılmacılığına bazen sinsi, bazen cüretkar, bazen de yalvarmalar katarak, amacına ulaşmaya çalışır. Sanıldığından daha tehlikeli bir tiptir. Çare : Kuş oynatmanın çok zor olduğunu bildiklerinden, bunu az kuş ile başaramayacakları doğrultusunda yanlış bir kanıya sahiptirler. Başarı şansı az olmakla birlikte, önce kendisine en fazla 2 adet 1×1x2 metre ebadında 2 adet iki kümes ile 5 çift damızlığın yeterli olduğu, fazlasına gerek olmadığı güzel bir şekilde anlatılmaya çalışılmalıdır. Bunda başarılı olunamaz ise ( ki çoğu zaman böyle olacaktır), hiç acımadan ve tereddüt edilmeden en çok korktuğu kişiye, yani evin gerçek hükümdarı dolduruşa getirilmelidir. İç işleri bakanının, koruma ve kollama görevi içinde yapacağı bir seri uygulamalar olumlu sonuç verecektir. Gösterilecek bu yakın ve samimi ilgi sayesinde kurtulma şansları yüksektir. Bu tiplere işin başında müdahale edilmeli, kesinlikle bulunduğu mekandan çıkmasına meydan verilmemelidir.Bu kümeskonducular ile yapılacak olan mücadele, gecekonducularınkinden daha zordur.
- “ ZAMAN ÇALIÇI” tip ; Bu özellik, hemen hemen bütün kuşçularda bulunan ortak bir özelliktir. Bunlar, diğer aile fertlerine ayırmaları gereken zamandan çoğu kez çalarak, bunu hobi, kuş uçurma zamanlarına katmak isterler. Bu nedenle, çaldıkları zamanın sahiplerince devamlı eleştirilirler. Bu yüzden tedirgindirler. Bunu telafi etmek için istirahatlerinden fedakarlık yaparlar. Bu da onları çok yorar. Açıkça söylemek gerekirse, bu hobicilerin en haksız oldukları durumlardan biridir. Onlar,bu işe ayırdıkları zamanı çoğu zaman fark etmezler, adeta kendilerini unuturlar. Çare : Kuşçunun kuşlara ayırması gereken zaman önceden ailece belirlenmeli, ancak hobicinin bu kuşları ile meditasyon saatlerine de ailece saygı gösterilmelidir. Kuşçu da olağanüstü bazı durumlar hariç kendine tahsis edilen zamanın dışında kuş ile ilgilenmemelidir. Aksi halde ailenin diğer fertlerince yapılacak toplu gösteriler legal bir hak haline gelecektir. Kısaca, aile fertlerine ayrılması gereken zamanla, bu hobi için harcanan zaman, denge içinde tutulmalıdır. Bu çok önemli bir husustur.
- “PARA MAZOŞİST” tipler ; bunlar paralarını harcamaktan marazi bir zevk duyarlar! Ne kadar çok para harcarlarsa, ne kadar pahalıya kuş satın alırsa, o kadar rahatlarlar ve yine o kadar iyi bir kuşçu olacaklarını sanırlar. Aslında çoğu zaman sağlıklı bir kümesleride da yoktur. Durmadan kümeslerinin iç dizaynını değiştirir ve yeni denemeler yaparlar. Kümesteki kuşlarına bir soluk alma fırsatı vermezler. Aldıkları kuşlardan daha iyisini daha hesaplı alabileceğini dile getirseniz de aldırmaz, ucuz etin yahnisinin olmayacağı misali, iyi kuşun ucuza alınamayacağını düşünürler. Adeta bir saplantı halinde gider, kafalarına taktıkları kuşu ne pahasına olursa olsun alırlar. Sanki kendi paralarına bir kasıtları vardır. Ne söyleseniz, onları ikna edemezsiniz! Genellikle de aldıkları kuşlardan bekledikleri verimi alamazlar ve şikayet edip dururlar. Bunlar bilgiden ziyade, paraları ile kuşçuluk sanatını yürütmek isterler. Bunlar beni şimdiye kadar en çok üzen ve yoran tiplerdir. Örnek vermek gerekirse; İyi kuşun tarifini, iyi kuşçunun ve kuşun adresini istemelerine, izleyerek alacaklarını beyan etmelerine rağmen, onlar hala isimli Kuşçunun, isimli kuşunun kendilerince münakaşasını yapar, sonra da gider onu alırlar. Eğer varsa geçen emeklerimi de,helal etmemeyi bazen düşündüğüm bu gurubun arkasından çoğu kez, siz kolay akıllanmazsınız, keşke şu söylediklerimi size para ile satsaydım. Bakın o zaman nasıl ilgilenirdiniz dediğim çok olmuştur! Çare : Bunlarla ilgili bir çare, maalesef tarafımdan bilinmemektedir. Bunlar için yapılabilecek, söylenebilecek tek söz vardır. Allah ıslah etsin!
-“ LİSTECİ” tipler ; bunlar daha çok kuş dükkanlarında yada ihalelerde rastlayabileceğiniz tiplerdir. Bunlar dükkana, ihaleye ciddi bir tavırla girer, çok konuşmadan kümesindeki kuşların tip ve renklerine uygun kuşları eş etmek amacıyla alır ve çıkarlar. Yine bu tipler, kuşları rahatsızlandığında bir veteriner eczanesine girip, cebinden bir kağıt parçası çıkartıp, gelmeden önce bir dostunun hazırladığı listeden (çoğu lüzumsuz ve yanlış) ilaçları, şu var mı, bu var mı? diye okumaya başlar! İlaç ve vitaminleri yığdırır. Çok da pazarlık etmeden parasını öder ve aynı ciddiyetle dükkandan çıkar. Yanlarında çoğu kez, bu malzemeleri taşıyacak birileri vardır.Bunların tavırları biraz da Kurtlar Vadisi’indeki yaman erkek tiplerini çağrıştırır. Aldıkları ilaçları nasıl kullandıkları pek bilinmez. Çare : Buna gerek yoktur. Biraz temkinli durularak gitmelerinin beklenmesi gerekir. Eğer dükkan sahibi iseniz,kaybolmalarını bekledikten sonra arkalarından Oh! Çekerek bir bardak çay içmenin çok büyük bir zevki olduğu görülecektir.
-“PROBLEMCİ ” tipler; bunlara da çoğu zaman bir kuşçu dükkanında, dernekte rastlayabilirsiniz. Bunlar genellikle astenik yapıda, tedirgin, , mızmız, gergin tiplerdir.Aldıkları kuşu herhangi bir sebeple, devamlı geri götürmek, değiştirmek isteği içindedirler. Onlara göre, başarısızlıklarının temelinde adeta aldıkları kuşları ona önerenlerin yada satanların sahtekarlığı yatmaktadır.Bunun için devamlı kuş alır, değiştirir, bu amaçla gerekirse münakaşa, hatta kavga ederler. Kümeslerindeki en eski kuşları azami 1 yıllık dahi değildir. Satıcıların kabusudurlar. Çare : Çareyi biz değil, kuşu aldığı dükkan sahibi yada ihale sahibi düşünecektir. Satıcı eğer güçlü kuvvetli eski bir güreşçi veya bir boksör ise sorunu çözmede başarı şansı vardır. Ancak tersi bir durum da söz konusu olabilir. Her halükarda,s orunun çözümünün karakol veya adliyede bitme ihtimali yüksektir.
-“ GÖSTERİŞÇi”tipler ; bunların kümesleri genellikle kolay ziyaret edilebilir konumdadır. Kuşçulukla ilgili olarak bilgilenme gibi bir sorunları yoktur. Çünkü böyle bir şeye ihtiyaç duymazlar. Ölenin, kaybolanın yerine yenisi hemen telafi edilir. Paralıdırlar. Kümeslerini de daha çok gösteriş için kurmuşlardır. Kuşları ölmese, kaçmasa dahi sık-sık popüler kuşçuların kuşlarıyla değiştirmek isterler. Kümese son giren kuşlar onun için en iyileridir ve ilk gelenler, çoktan gözden düşmüştür bile. Başları yukarıda, mağrur ve edalıdırlar. Çare : Bunlarla uğraşmak çok zaman alır. Esasen buna gerekte yoktur. En önem verdikleri, yani pazarlık safhasında onları şu veya bu şekilde kazıklamak en iyi ve en sevimli çaredir. - “GİZLİCİ” tip ; Bunlar, ihtiyaç duyduğunu ( ki bir çoğu gereksiz kuşlardır) hissettiği kuşları, eve çoğu kez karşılaşacağı tepkilerden kurtulmak için gizlice taşır ve onları saklar. Getirdiklerinden bir şey çıkmadığını, çıkamayacağını zaman içinde anladığında ise, bu defa aynı yöntem ile, gizlice elinden çıkarır. Suçüstü yakalandıklarında, aldıkları kuşların fiyatlarını gerçeğinden daha az söylerler. Kutunun içindekilerin fiyat araştırmaları titizlikle yapılmalı, gerekirse şahitlere müracaat edilmelidir. Şahitlerin sözlerine müracaat edilmez ise, beyan edilen tutarlar en az 2 veya 3 ile çarpılarak bir sonuca varılmalıdır. Bazı gizlici tiplerde vardır ki, kimse ne beslediğini bilmez. Çoğu sağdan soldan gelme, birçok kuş ile kümeslerini doldururlar. Bu kuşlar ile ilgili bilgi almaya çalışmak, deveye hendek atlatmaktan çok daha zordur.
Çare : Bu tiplerin eve getirdiği her kutu, özellikle de akşam götürdükleri büyük titizlikle incelenmelidir. Bu arada zaman-zaman yapılacak ani baskınlarla kümesindeki yeni kuşların sürekli araştırılması, arabasının bagaj kısmının kontrol edilmesi de çok faydalı olacaktır. Zira her kuşçunun arabasının bagajında mutlak suretle bir kutu bulunmaktadır. Böylelikle bu tipler üzerinde yakalanma fobisi oluşturmaya çalışarak, bu davranışından vazgeçirmeye çalışmak gereklidir.
-“KENDİNİ AŞMAYA ÇALIŞAN” tipler ; bunlar bilimselliğe önem verirler. Okuma,araştırma ve kendini geliştirme çabası içindedirler. Bilgiye ulaşmak için tüm kaynakları araştırır, dinledikleri tecrübelilerin deneyimleri ile edindikleri bilgileri harmanlayarak, hakimi oldukları kümesin ve kuşların refahı, yaşam ihtiyaçları için her şeyi yapmak için çaba sarf ederler. Tabiatın işleyiş mükemmelliğini bildiklerinden tabiata saygılıdırlar, ve onu taklit etmeye çalışırlar. Yaşadıkları evreni sadece bakarak değil, düşünerek de görmeye çalışırlar. Ölen canlılar, kuşları onları üzer. Elindeki kuşların oyun performanslarını arttırabilmek için bir antrenör kadar dişiplinli çalışır, kuşlarını da birer sporcu gibi eğitir. Kuşlarında istediği performansı bulamadığında, yakalayamadığında ise “ Nerede hata yapıyorum” diye önce kendisini sorgular.İşte bu kuşçu tipi, Populasyon içinde en faydalı olanıdır. Kuşçuluk hobisi, bunların yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor dense yeridir.
Çare : Bunların sayıları arttırılmaya çalışılmalıdır. Kuşçuluk camiamızda bu güne kadar bıraktığımız imaj, bu tip kuşçuların varlığı ile yok olabilecektir. Aynı zamanda bu tiplerin sayılarının çoğalması geleceğe yaşabilir bir dünya bırakmanın dahi garantilerinden biri olacaktır.
Bir Kuşçu çoğu zaman yukarıdaki özelliklere sahip, bu sorunları yaşayan ancak asla vazgeçmeyen, çoğu zaman da etrafındakilerce kuş delisi olarak tanımlanan, belki günlük yaşantısında karşılaştığı sorunların çözümünde biraz zorlanan, belki biraz yalnızlık çeken, belki de tabiatın kendisine yaptığı gel çağrısını en iyi şekilde benliğinde hisseden, hassas, ama kesinlikle tabiata saygılı ve ona faydalı,biraz kendi dünyasında, belki biraz da zavallı, sosyal toplum içinde hiçte yabana atılmayacak birikimleri ve özellikleri olan kendi çapında iyi bir insandır.
Değerli Kuşçu Arkadaşlarım. Yukarıda mizahi şekilde anlatmaya çalıştığım tiplemeler, kuşçulukla yoğun olarak ilgilendiğim süreç içinde tanıma fırsatı bulduğum kuşçulardan esinlenerek kaleme almaya çalıştığım tiplemelerdir. Belki Tanıdığım kişilerden esinlenerek hazırlamış olduğum tiplemeleri biraz muzır duygularla dile getirmek bana pek yakışmasa da, bunları kaleme alma gerekçem şu idi. Her birimiz yukarıdaki tiplemeleri okuduğunda kendinden bir şeyler mutlaka bulacaktır. Amacım maalesef ne şekilde bir kuşçu olduğumuzu gözler önüne sererek, ne şekilde olmamız gerektiğine dair bir yönlendirme yapmaktı. Bu satırları okuyan bir kişi dahi kendine “Acaba ?” sorusunu sorabilmişse, bu yazı amacına ulaşmış demektir. S a y g ı l a r ı m l a… Mesut GÖKMEN
Yaramaz54 on 16 Haz 2007 at 00:25 #
“MEGOLAMAN” tip :
Çare : Kur’an insanı öyle bir noktaya koyar ki, hayvansal yönüyle en adi varlık iken, Ruhani olarak Allah’ın nefesidir.
Selam
İslam felsefesine göre insan yaradılanların en üstünü ve şereflisidir. Hiçbir ilmihal veya teolog bunun aksini iddia edemez .
durum bu iken siz Kuranın isana hayvanat olrak ele aldığını ifade edebiliyorsunuz insanı üstün ve kılan en önemli meziyetlerded birisi ise kendisine verilen irade ve özgür kullanma kaabiliyetidir .
beş parmağın beşi bir olmadığı gibi bir evde aynı terbiyeyle yetişen kardeşlerin karakterleri aynı olmadığı gibi camiamızda,da farklı karekterlerin bulunması kaçınılmazdır. zaman itibarı ile yapılan kuşçuluk malesef takdir edilecek seviyede değil buda inkar edilemez bunun mimarıda sevgili ankaralı kuşçularımız kimilerince otorite olarak görülen değerli ırklarımızın yokolmaya yüztutma noktasına getiren bu yüzlerine vurulduğunda Mardin,Sivas, Musul,V.S. ırkların inkar eden ankara veya takla diye bir ırktan sözedebilen sözüm ona kuşçular kuşçuluğun gelişmemesinde enönemli bence tek engel ve düşman dır.
Netice : her kuş besleyene kuşçu denmez , kendi kendine kuşçu diyenede kuşçudenmez , cambazlar,tacirler , veya kendini bu uğraşın ardına gizleyenler , bunların kuşçulukla alakaları yoktur kuşçuluk sanat değildir , Zanaattır zanaata usta çırak ilişkisi vardır öyle çıraklar vardır ki ömür verir fakat usta olamaz cırak kalır kuşçu ustanın ünvanıdır. kitaptan okumayla kuşçuluk örenilmez nasip meselesidir herkez nasibiniyer.
saygılar
metin Dilbaz
lütfü simsek on 24 Haz 2007 at 01:28 #
merhaba sayin mesut gökmen.yapmis oldugunuz karektersik özeliklerden,dolayi tesekur ederim gercektende gercege uygun yorumlardir.dileridimki bunu o hastalikta olan arkadaslarda okusun ve kendilerine ceki düzen versinler.gercektende yer yüzünde alhadan basak hic bir sey deger degildir ve onun emir ve nehileride ayni zamanda.neyse ama katekorize eddigin insanlar kusa taparcalarini bile gördum.o yuzden onlarinda okumalarini arzu eddim tebrik ederim selam ve dua ile kaliniz harika yorumlardi inanki
murat çakır on 16 Tem 2007 at 07:15 #
merhaba ismim murat sultanbeyliden bir dönek yetiştiricisi . yazılarınız mükemmel ben şahsen 15 yıllık kuşcu olarak sonderece katılıyorum v. ve bu güzel anlatımınıza teşekkür ediyorum. ben burda son yapmış olduğunuz tiplere kendinimi benzettim neden derseniz
dönek ırkını besleyen kuşçular spor amçlı amaclı besleyen tanıma en uygun olanlarıdır çünki bütün dönek ırkını besleyenler son derece titiz ve bunu sporgibi görmek zorundadırlar zaten, çünki bu ırk kuş tek tek uçurulur ve onu havadayken mecburen bir aantrönörün futbolcusunu takip eddiğibi gözlemlemek durumdadır bu yüzden kuşçuluk olması gereken sıfatlarıyla yapılıcaksa bunu en iyi dönek ve posta yetişdiricilerinin yaptığına inanıyorum burdaki çizgiyi en iyi böyle korunucağına inanıyorum dönek kuşu besleyenler zaten pazardan mezattan dernekten kuş satın alamazlar zira bu ırk sonderece soy takibi bilinmesi gereken ırk olduğu için dışarıdan başka kanlarllarla karıştırılması ancak soyunun bilinmesiyle gercekleşir ve çok iyi takip edilmesi gereken bi ırkdır ayrıca bitün dönek ve posta yetiştiriceleri bi kuşcuda olması gereken hemen hemen en iyi özelliklere sahipdir saygılarımla sultanbeyliden dönekci
YAŞAR on 09 Ağu 2007 at 09:51 #
İstanbul dan yaşar, Birde kardeşim birakın şu posta güvercini işini bizim kendi
ülkemizin ne güvercinleri var, Bir posta dır tutmuş gidoyorlar.Postayı salıyosun
uzaktan geliyo hepsi bu.Kendi ülkemizin ne ırkları var, Taklacı güvercin salıyosun
belirli dakikalarda alcalıyor birde havaya doğru dik sıcrama yapıyor birde yetmiyormuş
gibi takla atıyor.Bırakın kardeşim postayı costayı ,Türkiyede posta güvercini istesenizde
avrupa seviyesine zaten getiremessiniz.Bütceniz yetmez ,Kendimizi kandırmayılım
arkadaşlar ,Topraklarımıza ve ırklarımıza sahip cıkalım.
Kendi beceriksizliğinizi yerli ırklarımıza mal etmiyelim.Kendimizi
geliştirelim.Örnek Malta adası 365 km2 den oluşan bir ada ve bu adada 23 güvercin
derneği ve federasyonu var, Bizim ülkemizde adını doğru duymadığımız ciddi çalışıan
kaç federasyon var kardeşim.Posta güvercinin dünyaya yayan güvercin besiciliğini
ciddeye alan bir millet var orda.Biz ise kendi ülkemizin ırklarını daha araştırmamışız
birakın araştırmayı çoğumuz bilmez ,görmez , duymayız, Öylede çoğumuz ölüp gideriz.
Yazık daha hayatında doğdu dürüst tad veren taklacı güvercin izleyen adam yok iken
posta güvercini besliyorlar,Sorduğunuz zamanda kuş mu kaldı ,Hem kalmış olsa bile
çapulcular takımı diyorlar taklacı besleyenlere,Kardeşim anadoluya gitte kendi
çapulculuğunu gör önce,Saygılar teşekkür ederim.
CengizMercanoglu on 13 Ağu 2007 at 12:50 #
Arkadaşlar malesef bu tür arkadaşlarımız var.Bilime ve gercege dayanmayan bilgileri ve sadece kendine ait olan dogrularıyla konuşanlar malesef var.
Yalnız;Birde forumlarda sanki emek vermiş kuş oynatmışta insanlar onu takdir etmiş sanki alkışlamış,durumunda kendilerini asılsız seylerle topluma ifade etmeye çalışan kardeşlerimizvar.Bunlar Site yöneticisideetiminde oldugu gibi başkanlık yapanları dahi var.Gelin Mesut beyin dediği gibi Kuş ilmiyle tecrübeyi paralel kullanarak ,kareye yapmaya çalışalım.Tüm güvercin gönullulerine saygı ve sevgiler.
yaşar on 23 Ağu 2007 at 15:07 #
Saygılar, Sizin gibi birde bu tiplerden bahsederek hayatını gecirenler var.Elinde kuş
varmı diye sorulduğunda, Hep hazır değildir.Kuşları ya tüğ değiştiriyordur, Yada
elindeki yavrular daha başlamamıştır.Bu tür adamların yanına gittiğiniz zaman ise
hep anlatırlar, Hic bi zaman kuş ucurmazlar, Gerci ucursalarda kendileri bile
ne kadar haz alırlar o da ayrı,Bir de Kendi semtlerinin dışında onları kimse tanımaz,
Taklacı güvercinin daha üs seviyelere gelmesi icin ciddi bir cabası yortur.Sadece
etrafındakileri tip ler olarak değerlendirir. Halbuki kendisidir tip olan haberi yoktur.
Dostca kalın.
mustafa on 30 Eyl 2007 at 10:15 #
güvercin sevgisini kalbinde hisseden her kuşçu arkadaşın şahsen benim özellikle inandığım şu beş olmazssa olmazı bilip bu kriterlerle tam manasıyla bir bütün olabileceğini bir tane eksik liğin özellikle oyun kuşu besleyen arkadaşların inşaalah bütün şartlara haiz olmasını dilerim 1.oyun kuşu için coğrafyanın uygun olmasılazım 2.zamanınşartların elverişli olması lazım 3.yerin ortamın kuş beslemeye uçurmaya uygun olaması lazım 4.kuşçunun elindeki malzemenin yani kanın iyi olması lazım 5.kuşçunun kendisinin iyi bir insan olması lazım.bu şartlara haiz olan arkadaşlar insaniyönlerinin getirmiş olduğu iyi niyet paylaşma ve kendini yenileyip geliştirme adına çok çabuk mesafeler alacaktır allah ın izniyle .selam ve saygılarımla.m.ileri
hasan kaplan on 04 Eki 2007 at 15:59 #
Merhabalar,
Mesut beyin yazısını okuyunca baktım her başlıkta sanki benden bir parça almış,
her yazıda kendimden bir kesit görmüş gibi oldum,
eline koluna, diline sağlık,
güvercin sevdası bir hobidir, bir paylaşım bir dostluktur,
bizi bir araya getiren bu sevda insanın içinde gün geçtikçe azalacağına
dahada alevleniyor,
Mustafa kardeşim güvercin beslemenin olmazsa olmaz kıstasları sunmuş,
bizim gibi bu sevdaya gönül vermiş çoğu arkadaşın, çalışma koşulları, yaşam standartları
maalesef orada söylenen kriterlerdeki maddelere uyması çok zor,
ama bir kaç eksiği ilde olsa güzel kuş besleyen, uçuran arkadaşlarımız çok.
onlar, sabah erkenden kalkarak, akşam erken işten koşa koşa gelerek
kendilerine bu koşulları yaratma gayretiyle başarabiliyorlar,
gerçekten insan bir taraftan düşündüğünde,
bu iş emekli işi , çocuk işi, boşta olan adam işi diyor,
evet, bu iş, bir çocuk gibi emek istiyor, gönül istiyor, sabır istiyor,
ama birde meyvesini aldınmı dostlar dergahında çok da güzel oluyor,
saygılarımla,
bütün güvercin sever arkadaşlarımızın gönlündeki olsun diyorum.
saygılarımla,
mustafa akdogan on 26 Eki 2007 at 22:41 #
umarım kalıcı bir site olur
YAŞAR on 31 Eki 2007 at 12:22 #
Saygılar,Ben istanbul dan yaşar, Dünyanın
en zor gevercin besiciliğini yapan biz
taklacı güvercin besleyenlerin işi
gerçekten zor.Taklacı güvercini diğer
ırklardan ayıran en büyük özellik,Kuşunuza
çok zaman ayırmanızdır.Ama gelin görünki
bu kimin umrunda, Ne bi fedarasyon ne de
bi devlet teşekkülü teşvik ve idame etmekte.
Makalelerde taklacı güvercin icin olmassa
olmazları yazan arkadaşlara teşekkür
ediyorum,Ancak şu da bi gerçek ki
ülkemizde çok çeşitli taklacı güvercin
cinsleri bulunmaktadır.Dar yere ,geniş
araziye ve iki tür mekanlarada cok güzel
oyun yapan kuşlar günümüzde mevcuttur.
diğer makalemde bilirtiğim gibi ,Kendi
beceriksizliğimizi yerli ırklarımıza mal
etmeyelim arkadaşlar.Tüm taklacı
camiasına teşekkürler.Dostca kalın.
Yaşar on 05 Ara 2007 at 19:04 #
Saygılar,Tüm Taklacı camiasına Selamlar.Doğma büyüme istanbulda yaşayan biri olarak
Beni üzen ve korkutan Bir düşüncemi paylaşmak istiyorum,Arkadaşlar taklacı besleyenler
olarak gelecek nesillere ne bırakıyoruz,Masa kuşlarının gittikce popiler hale gelmesine
karşın ne yapıyoruz.Korkoyorum gelecek 20 yıl icerisinde taklacı güvercini
ucuran birinin kalmamasından,Nereye kadar masa kuşu, ben yıllardan beri istanbulda
taklacı besliyorum gelin görünkü kimsede kuş ucurma isteği arzusu yok.Buralarda
oyunlu kuş diyince akla gelen tek şey odo icerisinde takla atan güvercin akla geliyor.
Sizi bilmem ama ben her oynayan kuşumu en azından kendi semtimdeki genc
arkadaşlara izletcem cünkü en azından bilsinlerki güvercin sadece masa kuşu değil,
bizlerde zamanında biryerlerde kuş seyredip merak duymadıkmı.yazık değilmi Hic
kaygılanmıyormusunuz,Lütfen arkadaşlar unutmayınki güvercin besiciliği bireysel
hobi değil ,Sosyal bir hobidir.Teşekkür ederim.
Resimler on 19 Ara 2007 at 13:40 #
Çok ilginç saptamalar. elinize sağlık.
Yaşar on 18 Haz 2008 at 11:23 #
Herkese Selamlar, Şebab güvercinle taklacı güvercin eşleşmesi ve arasındaki farklarla
ilgili mekaleleri okudum ve Bir kez daha belli olduki Ülkemizde oyun kuşu diye güvercin
besleyen arkadaşlarımızın aslında ,Oyun kuşunu tanımadıklarını tesbit ettim.Arkadaşlar
her renkten güzel oyunlu kuş cıkar, Taklacı besleyen arkadaşlar bilsinlerki ilk aldığınız
güzel oynayan kuşunuzun ilk 1.çift yavruları anne ve babanın oyununu büyük bi ihtimal
verir ama 2.çift yavruların birinci çift gibi güzel oynama olasılığı YÜZDE ‘ 1 dır.
arkadaşlar.Sağda solda bazı güvercin bakan arkadaşlardan duymuşsunuzdur.Kan
tutması diye lafları evet bu doğrudur.Ben idda ediyorum Ülkemizde oynayan kuşların
çoğu 1.çiftlerin oynadığı ve izleyip aldığınız kuşlardır.İyi kuşçular 2 veya 3 kardeşini
seyretmeden kuşu almazlar .Kuş kuşcunun cıkarıp yakalıya bileceği bir uğraştır.Bazı
arkadaşlar kuş seyredip alıyorlar o arkadaşlara soruyorum.Aynı kuşun 2.çiftlerinin
oynayacağını nerden biliyorsun.Ama gelin görünkü bunu bilen ve kuşun sonunu görmeye
çalışan kaç kişi var ,Ben söyleyeyim 100′ 1 dır.O yüzden oyunlu kuşunuzu şebab kuşuna
girdiğinizde ilk 1.çift yavruların oynama olasılığı yüksektir.Ama bu şebab kuşunun cok
üstün oyunlu olduğu anlamına gelmez.Ayrıca şebab kuşlarında çok üstün özellikli
kuşlar cıkmaktadır.Çok güvendiğiniz taklacılarınızı sollarlar.Saygırlar.
Yaşar on 18 Haz 2008 at 11:58 #
Kuşunuza yavruluk döneminde not vermeyiniz.Kuşunuzun mutlaka anaç tüğlerini
almasını ve yumurta , yavru ya baktıktan sonra not veriniz.Metrepol kuşçuluğu
yapmayınız ,Anadolu kuşçuluğu yapınız.
Yaşar on 02 Tem 2008 at 11:30 #
Selamlar, Bazı arkadaşlarımız Taklacı güvercin izlemeye 10 km yol kat etmezler
ama gelin görinki Belcıkadan ,Hollandadan Posta güvercini getittirip posta
beslerler.Bu nasıl kafa yapısı , Bu arkadaşlarımızın yanına oturduğumda sanki
postayı onlar yaratmış gibi
sanki Barsolone yarışlarında dereceleri varmış gibi bir havadalar sormayın gitsin.
Taklacı güvercinden bahsettiğinizde ise dinlememezlikten geliyorlar ,Halbuki
daha düne kadar taklacı besleyen adamlar bunlar, Sebebi nedir biliyormusunuz.
Kuşcu camiasındaki arkadaşlarımızın Taklacı güvercini halen sosyal bi
kültür olarak yaşatmamalarından kaynaklanıyor, Siz hiç iyi kuş ucaran adamların
yanına gidip onlardan ders dinler gibi kuş bilgisi alan birini gördünüzmü ,Cok az.
Taklacı besleyen arkadaşlarımızın coğu bende var , ben anlıyorum , nerde varki ,
o da kimmiş tavırları yüzünden kuşculuk beyinleri sağlıklı çalışmamaktadır.
Unutmayinki Kültür insanların yaşadıklarını paylaşmasıdır.Düşünün posta güvercinini
alıyorsunuz 1 yıl içinde 50 adet oluyorlar ,Sonra yarışlara giriyorsunuz derece yok
derece alsanız bile aynı kuşun 1 yıl sonraki yarışlarda tekrar derece yapması
cok zayıf ihtimal.1 yıl 100 adet posta kuşuna bak dur.Niye 1 kere ucurup
katılacağınız yarış için.Pes vallaha , Zaten taklacı beslerken gezmeyen araştırıcı
olmayan tiplerden başka kim uğraşirki bu angarya işle.
Kısacası kolay kuşçuluğa (Posta) Kolay gelsin, Saygılar .