• 11Oca

     Eğer kendim görmeseydim ve gördüğüme emin olmasaydım bu bir nisan şakası derdim. Follukların önünde öten erkek güvercinler, fakat duyulan bir ses yok, arada hafif nefes sesi hariç güvercinlerden hiçbir ses çıkmıyor. Bir Türk güvercini olan bu kuşlara yetiştirildiği yörede “Kumle güvercini” (Bayburt güvercini veya yöresel olarak çiftgugul) adı veriliyor. Bu güvercinlerin önde gelen özelliği herhalde sessiz olmaları? Bu güvercin hakkında çok az bilgiye sahibiz, bu bakımdan, bir ırk olarak kabul edilmeleri için ön araştırmaların yapılması gerekir.

    Bu güne kadar varlıklarını yalnızca duymuştum fakat gördükten sonra, verilen bilgilerin de kısıtlı oluşuna karşın öğrendiklerimi yazmak ve paylaşmak istedim. Kumle güvercinlerinin kökeni Türkiye’nin Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde yer alan Bayburt şehrinden gelmektedir. Bayburt, Trabzon ile Erzurum arasında, kuzeyinde Pontische dağları (Karadeniz dağları) güneyinde Toros dağları bulunan bir şehir. Bizde tanınan bir çok uçucu güvercin arasında Bayburt şehri ve çevresinde beslenen bu güvercinin tanınmamasının sebebi ne olabilir? Eski bir ırk mı? Bunu da bilmiyorum, herhalde eski bir ırk. Bu güne kadar nasıl bilinmeksizin gelmiş olduğu araştırılmaya değer.

    Belki 1923’de Türk güvercinleri üzerine yazılan kitaptan daha detaylı bilgiler alabiliriz? Bizde bu güvercinlerin keşfi rastlantı sonucu gerçekleşti. Aynı Afrika’daki sessiz Basenji köpeklerinin keşfi gibi. Bizde Kumle güvercinlerini keşfeden Diesterburg/Bawyera’dan Albert Ritzer oldu. Albert Ritzer, bu güvercinleri yetiştirmeye, bundan 3 yıl önce uçucu ve özel güvercinlere ilgisi olan bir Türk yetiştiricinin ülkesine kesin dönüşü sırasında geriye bıraktığı 19 Bayburt güvercini ile başlamış. Bu gün elinde bulunan renkleri, beyaz kahverengi çilimsi, yamalı, siyah açık çilimsi, ak kanat ak kuyruk, göğsünde değişik desen olanlar ile bronz ve kırmızıdır. Bayburt ilinden daha kuzeyde yer alan Trabzon’da da bronz renkli Anadolu ırkı Trabzon güvercinleri bulunmaktadır. Trabzon ırkı da daha önceden fuarlarda gösteriye çıktı. Bugün bu ırka ne oldu nerede kaldı merak ediyoruz. Bayburt güvercinlerinin büyüklüğü ve vücut yapısı Trabzon ırkına çok benzemesine karşın irili ve ufaklı boyutlarda görülmektedir. Göz renkleri kuşun rengine göre değişen, çift tepeli olan, ensesinde tepe, alın üzerinde karanfilleri ufaklı büyüklü ve genellikle dağınık şekilde olan, sakin davranışlı bu güvercinler bana Anadolu güvercinini hatırlatıyor. Tabi ki Bayburt güvercinleri sessiz. Beslediğim diğer taklacılara göre uçuşları çok değişik ve hiçbir sesleri bulunmuyor.

    Bu yazıyı yazmam kolay olmadı çünkü okuyan kişiler Kumle güvercinlerinin ses tellerinde bozukluk olduğunu söyleyebilirler, benim amacım Kuzeydoğu Anadolu’dan bu sessiz güvercinlerin bu güne kadar nasıl geldiği ve tarihçesi. Sonuçta sessiz bir güvercin, zararı ve sakıncası yok. Bawyera’da Matthias Visthaler ve Josef Ruppmannsperger’i ziyaretimde, Bayburt güvercinlerinin şu an çeşitli renklerinin üretilmekte olduğunu ve halen sessiz öterek sessizliklerini koruduklarını öğrendim. Galiba sessiz olmaları erkek ve dişi arasında anlaşmada bir problem yaratmıyor. Yalnız yetiştiren kişi sesli ötmedikleri için cinsiyet ayırımında zorlanıyor. Bayburt güvercinleri sağlam yapılı ve üremeleri iyi. İki yavruyu da problemsiz büyütmekteler. Sessizliklerinin kaynağını araştırmak ilginç ve enteresan olabilir. Mutasyon mu yoksa ötücü ırklardan veya Trabzon ırkından mı çaprazlama? Bayburt belki de bizim duyamadığımız bir sese sahiptir? Önemli olan çok ilginç ve doğa harikası olmaları ve örneğinin tek olması.

    Kumle güvercinlerini nasıl devam ettirmek gerekir? Bizim burada başlarına gelebilecek en kötü şey, bu güvercinin standartlaştırılması, ırk kabul edilmesi. ve yalnızca seyir ve gösteri amaçlı kullanım. Bu da kaçınılmaz gibi görünüyor. Bazıları ise karanfil ve tepelerini daha güzelleştirmek için Bayburtları frankischer (yöre) ötücü güvercinleriyle kırarak (melezleyerek) geliştirmeyi düşünebilir. Bu girişimde bu ırkın yok olması demek. Bu ırkta en önemli nokta sessiz ötüşüdür. Kumle güvercini ne ötücü nede taklacılara benziyor, çünkü sesi duyulmuyor. Bu sebepten şu an ırk yerine güvercin demek daha doğru. Aslında birbirine yakın yerleşim yerlerinde güvercin yetiştirenler ve komşuları güvercin ötüşünden rahatsız olanlar için Bayburt yetiştirmek gayet uygun.

    Türkiye güvercin yetiştiriciliğinde bizlere yeni sürprizler yapmayı sürdürüyor. Türkiye’de güvercin yetiştiricileri organize olamasalar da, güvercinler üzerine dokümanları bulunmasa da, fuarlar ve gösteriler düzenlemeseler de, güvercine olan sevgileri ve köklü güvercin kültürleri bir sürü ilginç güvercinleri bu güne getirmelerine neden olmuştur. Türkiye’de daha bir sürü keşfedilecek güvercin ırkı bulmak mümkündür. Batı Avrupa’da Türk güvercinlerinin keşfi bir olaydı. Kelebek benzeri dönüşleri olan kelebek ırkına ve şak şaklı taklacılara alıştık. Değişik kuyruk yapılarıyla Seidschuken tümler (Selçuklu güvercinleri) ırkının sevenleri çoğaldı. Son olarak da güler gibi sesi ile ötücü kumrular (Kumru ırkı güvercinler) ve en son Kumle güvercini…. Türkiye olağan üstü güvercin ırklarıyla tarih yazmaya devam ediyor.

    Yazar: R.de Koster
    Kaynak: Geflügel Börse, Yıl 2001, Sayı 18
    Almanca’dan Çeviri: Turgay Güröz
    Düzenleme: Yavuz İşçen

    Yazar: agkd @ 21:35

1 Yorum Yazılmış

WP_Cloudy

Yorum Yaz

Sohbet | Chat |sohbet | ev dekorasyon | Güvercin |sohbet | chat | islami sohbet | islami chat | chat | sohbet chat | sohbet | gebze