Arşiv Şubat, 2007

Aspergilosis

Aspergilosis, hayvanlarda ve insanlarda da görülebilen bulaşıcı bir mantar hastalığıdır. Hastalığın bir diğer adı da Pneumomycosis’dir. Daha çok Aspergilosis ya da Aspergillus adı ile bilinen bu hastalık bir Fungal hastalıktır. Fungal (mikotik) hastalıklar, toplumda yaygın adı ile mantar hastalıkları olarak bilinirler. Aspergilosis mikrobunun çeşitli türleri bulunmaktadır. Bu türlerden güvercinlerde hastalığa neden olanı, Aspergilosis fumigatus adı ile bilinir. İnsanda ve diğer hayvan türlerinde hastalığa neden olan Aspergilosis türleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle insandan güvercinlere ya da güvercinlerden insanlara Aspergilosis bulaşmaz. Genç kuşlar hastalığa karşı oldukça duyarlıdırlar. Hastalık çeşitli nedenlerle bağışıklık sistemi zayıflamış kuşlarımızı, başka hastalıklara yakalanmış ya da bu hastalıkları atlatsa bile bu nedenle güçsüz düşmüş kuşlarımızı, stres altındaki kuşlarımızı, kötü hijyenik koşullarda, sağlık açısından uygun olmayan yuvalarda beslenen, iyi ve nitelikli yem tüketmeyen kuşlarımızı yakalama eğilimindedir. Hastalık tedavi edilse bile kuşlar bu hastalığa karşı bağışıklık kazanmaz ve hastalık tekrarlama eğilimi gösterir. Bu nedenle sürekli dikkatli ve olunması ve gereken tedbirlerin elden bırakılmaması gerekmektedir. Hastalık kuştan kuşa fazla yayılma eğiliminde değildir. Bulaşma daha çok solunum yolu ile olur. Ancak temas ile bulaşma da olabilir. Devam »

Adenovirus

Young Bird Sickness İngilizce adından esinlenerek “Genç Kuş Hastalığı” olarak adlandırabileceğimiz bu hastalık, güvercinlerde lenf sistemine bulaşan bir virüs tarafından oluşturulmaktadır. Hastalığın ismi buradan gelmektedir. Bu hastalık ve tedavisi hakkında bilinenler fazla değildir. Virüsün vücuda girmesini takiben güvercin, kanında antikorlar üreterek bu hastalıkla baş etmeye çalışır. Üretilen antikorların yeterli olmadığı durumlarda hastalık kendini ortaya koyar. Bu hastalığın önemli bir özelliği, diğer bazı hastalıklara uygun zemin hazırlaması ve özellikle de E. Coli ile birlikte görülme eğiliminde olmasıdır. Trichomonas, Hexamitas ve Fungi kökenli hastalıklarda karşılaşılan güvercin ölümlerinin önemli bir nedeni de adenovirus’dür. Çünkü bu virüs bu hastalıkların tedavisini çok daha güç hale getirmektedir. Devam »

Taklambaç Irkı Güvercinler

Ülkemizde yaygın olarak Konya’da yetiştirilen bir ırkımızdır. Konya’nın eski ve yerli ırkları arasında olup, Konya’ya Anadolu Selçukluları ile birlikte geldiği tahmin edilmektedir. Yaklaşık 1000 yıldır Anadolu’da tanılan ve bir ırkımız olup, Konya’da halk arasında “Pirinç dıkdık” adı ile de bilinmektedir. Buradaki dıkdık kelimesi gaga anlamındadır. Bu güvercinlerin gagaları küçük olduğu için bu ad verilmiştir. Günümüzde sayıları çok azalmıştır. Konya dışında neredeyse hiç görülmezler. Konya’da ise eski kuşçuların bazılarında bulunabilirler. Bu nedenle nesli tükenmek üzere olan bir ırkımız olup acil olarak korunması gerekmektedir. Devam »

Ortantal Makaracı - İzmir Takla Atan Güvercini

Günümüzde güvercin bakmak bir çocukluk hevesi olmaktan çıkmış ve toplumun değişik kesimlerindeki insanların profesyonel bir hobi kaynağı haline gelmiş ve bu amaçla kuş bakanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Güvercin barışın, sevginin, duygusallığın ve Nuh gemisinden bu güne canlı hayatın sembolü olmuştur. Bu özelliği ile güvercin bazı gözü açıklarca adeta bir sömürü kaynağı olmuştur. Konuyu bu açıdan ele alanlar, birbirleriyle en ufak bir kan ilişkisi dahi bulunmayan güvercin türlerini birbirlerine karıştırarak şekil ve renk bakımından başkalıklar gösteren varyasyonlar meydana getirmişlerdir. Bu memleketimizde bilinçsizliğin, diğer ülkelerde yeni arayışların etkisiyle olmuştur. Bu davranışın en acı tarafı ise konu hakkında ne bilgisi, ne araştırması ve herhangi bir bilimsel mesleki ilişkisi olmayan kimselerin bu meydana gelmiş soysuz güvercin türleri üzerinde bazı iddialarda bulunarak, hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayan savunma ve iddialara girmiş olmalarıdır. Devam »

İçağlı Irkı Güvercinler

Dört ayrı ırk olarak sınıflandırılan Diyarbakır yerel güvercinleri içinde değerlendirilen İçağlı ırkı güvercinler, kendi içinde Zengi, Tahini, Gümüşkuyruk, Kara, Miski ve Yusufi adı verilen 6 ayrı renk grubuna ayrılmaktadır. Bu güvercinlerin gümüşkuyruk ve tahini renklerinde göğüs gülü yani fırfır bulunmaz. Diğer renklerinin hepsi göğüs güllüdür. Bu güvercinlerin hepsi kakül ya da kepez adı verilen şekilde takalıdırlar. Hepsinin kanatları üzerinde şerit (kalem) bulunur. Kalemler kuşun kendi renginin daha koyu tonunda olur. Bu güvercinlerin ayırt edici özellikleri kuyruk teleklerinin tamamının beyaz olmasıdır. Bu güvercinlerin hepsinde gaga ve gözler beyaz renk olmalıdır. Sadece zengi ve kara renklerinin gagalarının koyu ya da siyah olması normal karşılanabilir. Ancak beyaz olması tercih nedenidir. Kuyruk telek sayıları 12 adettir. Devam »

Demkeş Irkı Güvercinler

Orijini Orta Asya Türklerine kadar giden çok eski ırklarımızdan biridir. Demkeş ırkı güvercinler, ötücü ırklarımızdan olup, Anadolu’daki geçmişleri günümüzden 1000 yıl kadar eskiye dayanmaktadır. Dünyada bu güvercinler genel olarak İngilizce’de borazancı anlamına gelen “Trumpeter” adı ile tanınmaktadırlar. Dünya üzerinde trumpeter ırklarının bir çok çeşidi bulunmaktadır. Demkeşler, dünyada bugün en çok “Bokhara Trumpeter” adı ile bilinen ırka yakındırlar. Bokhara trumpeter ırkının köken ırklarından biri olan demkeşler, bu ırka çok benzemekle birlikte arada bazı ayrım noktaları bulunmaktadır. Ülkemizde ötücü güvercin ırklarından ankut, demkeş, kumru ve Bayburt olmak üzere dört ayrı ırk yetiştirilmektedir. Devam »

« Previous PageNext Page »