Gün usul usul iniyor Urfa’da. Harran’a bir dokunuyor, ekinler altın kesiliyor. Arpa, buğday, pamuk… Bal rengi ışık kaleyi, Balıkgöl’ü yalayıp geçiyor, yüzyıllardır dokunulmayan balıklar altın kesiliyor. Ulu Camii’nin kadim taş duvarları sararıyor, alemi varaklanıyor. Günün son ışıkları, gün boyu gölgeli, kuytu çarşılarda dama oynayıp mırra içenlerin üzerine altın tozları serpiştiriyor. Yüzü dövmeli genç bir kadın, evinin damında çocuğunu doyurma derdinde. Ak yemenisi altına duruyor, kulağındaki küpelere nispet, elindeki kınalar daha bir kızarıyor. Birden bir bulut beliriyor Urfa semalarında, bir uğultu… Altın kanatlar nereye vursa, bulut o yana savruluyor. Binlerce güvercin, kanatları sadece güneşin ve rüzgârın dokunuşunda… Sanki hep beraber bir kanat verseler, kaldıracaklar bu altın şehri, uçurup Kaf Dağı’nın ardına bırakacaklar. Birden bulut çözülüveriyor, hayallerle birlikte. Güvercinler ayrılıp sahiplerine, yuvaları damlara dönüyorlar.
-
11Kas
-
11Kas
Kasım’dan Nisan’a kadar Urfa semaları savaşçı güvercinlerin arbedesine sahne olacak Onlar insanoğlu varolduğundan bu yana hep savaş karşıtlarınca barışın simgesi olarak göründüler, bilindiler. Barış yanlısı eller belki de milyonlarca kez onları gökyüzüne gülümseyerek saldı. Güvercinler… Bu sevimli yaratıkların Şanlıurfa’da konumu ve kimliği ne yazık ki o barış sembolü olmaktan çok uzak. Çünkü onlar birer savaşçı. Kentin özellikle mistik yapısını yansıtan Haşimiye, Eyyübiye, Yakubiye ve Süleymaniye semtlerinde yaklaşık 500 evde on bin kadar cins güvercin gün gelip de savaşsınlar, sahiplerine ganimet getirip para kazandırsınlar diye besleniyor. Urfa akşamlarının kebap dumanları çökmüş bu çukurdaki semtlerinde güneş etkisini yitirirken damlarda bir hareketlilik başlıyor. Sessizliğin yerini güvercin ötüşünün uğultusu, ayaklarındaki halhalların şakırtısı alıyor. Çünkü meraklıların güvercinleri ile buluşma saatidir artık. Damlara çıkılıyor, önce antrenman amaçlı sürülere kısa mesafeli uçuşlar yaptırılıyor. Ardından gürleşsin diye kanat kuyruk tüyleri temizleniyor, kesilip düzeltiliyor ve vitamin katkısı yemler özenle yediriliyor. Amaç en bakımlı, en güçlü sürüye sahip olmak. Sürü ne kadar iyi olursa sahibi de bu camiada o kadar isim yapacaktır sonucunda. Hele bir de günü gelip savaş başlayınca kimin daha iyi olduğu bir kez daha anlaşılacaktır. Urfa’da yaşayan güvercinlerin hikáyesi bu. Her ne kadar dişileri olmadığından eşcinsellikle suçlansalar, hemcinslerini çatlatıp öldürseler veya savaş ganimeti gibi çalsalar da onlar yine de barışın simgeleri…

Son Yorumlar