Arşiv Kasım, 2006

Kuş gribi ve göçmen kuşlar

 Kuş gribinin ülkemizde de görüldüğünün açıklanmasıyla göçmen kuşlardan, bu virüsün kaynağı ve taşıyıcıları olarak söz edilmeye başlandı. Aslında insan sağlığı ve ekonomimizin yanısıra göçmen kuşlarımız da kuş gribi tehdidi altında. Göçmen kuşların, göç rotaları üzerinde ya da farklı göç rotalarını kullanan kuşlarla kışlama ya da konaklama alanlarında biraraya gelme yoluyla bu virüsü yaymaları olasıdır. Ancak bu virüsün, ilk ortaya çıktığı Güneydoğu Asya’dan son olarak görüldüğü Rusya’ya göçmen kuşlarca yayıldığı halen kanıtlanmış değil, çünkü yaz aylarında kuzeye doğru görülen bu yayılış göçmen kuşların o dönemde göstermeleri beklenen doğal hareketle ters yönde! Ayrıca şimdiye kadar şiddetli patojen kuş gribine yakalanmış bir göçmen kuşun hayatta kalacağına ve uzak mesafeler göç edebilip virüsü yayabileceğine dair bir kanıt da elde edilememiştir. Birçok Avrupa ülkesini kapsayan, yakın geçmişte yapılmış bir araştırmada 15 türe ait çok sayıda göçmen kuştan alınan örneklerin %20 sinde düşük patojenik kuş gribi virüsüne rastlanmıştır. Devam »

Kuş Gribi Ankara Kriz Masası - AGKD

 Ülkemizde yaşanan “kuş gribi” hastalığı karşısında güvercin yetiştiricileri olarak alınması gereken acil önlemleri almak, gerek güvercinlerimiz gerekse insan sağlığı açısından son derece önem taşımaktadır. Bu amaçla Ankara’da güvercin ve kanarya yetiştiricilerimizin de katıldığı bir toplantı yapılmıştır. 22 Ocak 2006 tarihinde 30 yetiştiricimizin katılımıyla gerçekleştirilen bu toplantıda konu ayrıntıları ile tartışılmıştır. Toplantı sonucu “Kuş Gribi Ankara Kriz Masası” oluşturulmuştur. Aramızda seçilen 5 arkadaşımız bu masada görev yapmak üzere belirlenmiştir. Devam »

Kuş gribi ve evcil güvercinlerimiz - Yavuz İşçen

 Aslında oldukça eski dönemlerden bu yana tanımlanmış bir hastalık olan kuş gribi, yeni biçimler alarak geçtiğimiz aylarda ülkemizde de görüldü. Hayvanlardan insana geçebilme özelliği de bulunan kuş gribi, başta insan sağlığı olmak üzere, özellikle kanatlı kümes hayvanlarımızı ve yaban kuşlarımızı da ciddi bir tehdit altına almıştır. Hastalığın ülke ekonomisine verdiği zarar ise tartışılmaz boyuttadır. Hastalığın hızlı bir şekilde yayılmasına bağlı olarak ülke çapında çeşitli önlemler alınmaya başlanmıştır. Bu önlemlerin başında hastalığın görüldüğü bölgelerin karantina altına alınması ve bölge içinde bulunan kanatlı hayvanların toplanarak öldürülmesi gelmektedir. Bu bakımdan kuş gribi, güvercin yetiştiriciliğimiz açısından da ciddi bir risk oluşturmaktadır. Çünkü hastalık her geçen gün yayılmakta ve bir çok ilimize sıçramaktadır. Şu ana kadar 24 ilimizde kuş gribi vakası saptanmış durumdadır. Korkumuz yakında tüm ülkenin bir karantina bölgesi haline gelmesidir. Devam »

Meverdi

 Özellikle Hatay, Adana, K.Maraş ve G.doğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilen, çok sevilen ve kıymet gören bir ırkımızdır. Yöresel olarak “meverdi”, “mevrendi”, “merdi” adlandırılmalarda kullanılmakla birlikte dünyada “Mawardi Dewlap” olarak tanınırlar.Lübnan ırklarıyla yakın akrabalıkları olmasına rağmen en çok yetiştirildiği yer ülkemizdir. Filo uçucusudurlar, yüksek uçmaları ve yuvaya bağlılıklarıyla pek çok yetiştiricinin en çok kıymet verdiği ırk olmayı başarmıştır. Desen güzelliği sebebiyle form olarak besleyen yetiştiricilerimizde çoğunluktadır. Bu ırka sahip olmak ve uçurmak bir yetiştiricinin prestij kaynağıdır. Devam »

Kızılbaş Irkı Güvercinler

Dört ayrı ırk olarak sınıflandırılan Diyarbakır yerel güvercinlerinden biri olan Kızılbaş ırkı güvercinler, kendi içinde Karabaş, Sarıbaş, Kızılbaş, Mavibaş ve Zeytunibaş adı verilen 5 ayrı renk grubuna ayrılmaktadır. Kızılbaş ırkında, altıncı renk grubu olan kül rengi elde edilememiştir. Kızılbaş ırkının genel özellikleri, bütün renk tiplerinde aynıdır. Sadece renkler farklı olur. Bu genel özellikleri şöyle sıralayabiliriz. Bu ırkın tamamı kakül adı verilen şekilde takkalı (kepezli) kuşlardır. Bu güvercinlerin baş kısımları takka ile birlikte boğaza kadar miğferlidir. Yani kafadaki renk, takkayı da içine alacak şekilde boğaza kadar iner. Bu güvercinlerin tamamı yanak yamalı yani zülüflüdür (benkli), zülüfler kuşun kendi renginden olmalıdır. Kızılbaş ırkında ayırt edici bir özellik bu kuşların kanat teleklerinin 4–5 tanesinin uçlarının kuşun kendi renginden olmasıdır. Aynı şekilde, kuyruk teleklerinin tamamı da kuşun kendi rengi ile aynı olmalıdır. Bu güvercinlerde vücudun kalan kısımları tamamen beyaz olmak zorundadır. Kuyruk telek sayıları 12 adettir. Devam »

Göğsüak Irkı Güvercinler

Diyarbakır’ın dört yerel güvercin ırkından biri olan Göğsüak adı verilen güvercin ırkı, kendi içinde Atlas, Narinci, Ciğeri, Gökela, Kürenk ve Zeytuni olmak üzere 6 renk grubuna ayrılmıştır. Halk arasında Göğsüak adlandırması yerine ırkın içindeki renk tiplerine göre adlandırma şekli yaygın olarak kullanılmaktadır. Atlas ve zeytuni paçasızdır, diğerleri ise paçalıdır. Paçasız olanlarda göğüs gülü bulunur, paçalı olanlarda bulunmaz. Hepsi kolyeli ve benklidir (zülüflü). Kolye ile kastedilen kuşun göğüs kısmında düzgün bir “V” biçiminde yer alan beyazlıktır. Benk ya da zülüf ise genellikle “yanak yaması” olarak adlandırılan baş üzerindeki renkli bölümlerdir. Gökela ve kürenk de şerit (çubuk, kalem) vardır, diğerleri şeritsizdir. Hepsinde “kakül” adı verilen takka (üst tepe) bulunur. Takkanın baş tarafında kalan yarısı kafa ile birlikte vücudun kendi renginden, sırt tarafında kalan diğer yarısı ise beyaz olur. Bu ayrım takkanın tam tepe noktasından düzgün şekilde olmalıdır. Kanat telekleri vücudun kendi rengindedir, beyaz olmaz. Kuyruk telekleri ise, Atlas ve zeytunide vücudun kendi renginden, diğerlerinde ise beyaz olmalıdır. Kuyruk telek sayıları 12 adettir. Bu güvercinlerin hepsinde gaga ve tırnak beyaz renk olur. Göğsüak ırkı içindeki renk tiplerini aşağıda tek tek ele almak istiyoruz. Devam »

Next Page »